Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’nın ortaklığında gerçekleştirilecek olan 2026 Dünya Kupası, futbol tarihinin en geniş kapsamlı turnuvası olmaya aday. Gruplar netleştiğinde gözler, alfabenin son halkalarından biri olan L Grubu’na çevrildi. İngiltere, Hırvatistan, Gana ve Panama’nın yer aldığı bu grup, hem tarihsel rekabetleri hem de kariyerlerinin sonuna gelen efsane isimlerin veda turlarını barındırması sebebiyle “izlenmesi gerekenler” listesinde ilk sıralarda yer alıyor. İngilizlerin 1966’dan bu yana süregelen şampiyonluk özlemi, Hırvatistan’ın son iki turnuvadaki mucizevi istikrarı ve Gana’nın teknik direktör değişikliğiyle yaşadığı kaos, bu grubu tam bir futbol kazanına dönüştürüyor.
İngiltere milli takımı, 1966 yılında kendi evinde kazandığı kupadan bu yana tam 60 yıldır büyük bir kupa hasretiyle yanıp tutuşuyor. Gareth Southgate sonrası göreve getirilen Alman teknik adam Thomas Tuchel, bu makus talihi yenmek için dümene geçti. Tuchel yönetimindeki “Three Lions”, eleme turlarında kusursuz bir performans sergileyerek 8 maçta 8 galibiyet aldı ve kalesinde hiç gol görmedi. Ancak turnuva öncesi Wembley’de Japonya’ya karşı alınan 1-0’lık hazırlık maçı mağlubiyeti, İngiliz medyasında Tuchel’in taktiklerinin hala tartışılmasına neden oldu.
Kadro kalitesi açısından dünyanın en değerli ekiplerinden biri olan İngiltere’de, kaptan Harry Kane yine en büyük koz. Bayern Münih’te kupa hasretine son veren Kane, milli takım formasıyla da en büyük başarıya ulaşmak istiyor. Orta sahada Jude Bellingham’ın Real Madrid’deki dominant performansı ve sağ kanatta Bukayo Saka’nın bitiriciliği, Tuchel’in 4-3-3 dizilişindeki en kritik dişliler. Ayrıca Manchester City’nin yıldızı Phil Foden ve Arsenal’in denge unsuru Declan Rice, İngiltere’nin oyun kurulumundaki temel taşları olarak dikkat çekiyor.
Hırvatistan, son on yılda dünya futboluna damga vuran “Vatreni” (Ateşliler) lakabının hakkını fazlasıyla veriyor. 2018 Rusya’da final, 2022 Katar’da ise yarı final oynayan bu küçük Balkan ülkesi, 2026 Dünya Kupası’nı altın jenerasyonunun “son dansı” olarak görüyor. Takımın beyni Luka Modric, 40 yaşında olmasına rağmen hala üst düzey futbolun zirvesinde yer alıyor. AC Milan’a transfer olan Modric, bu turnuvayla birlikte Messi ve Ronaldo gibi isimlerle aynı paranteze girerek altıncı kez Dünya Kupası sahnesine çıkacak.
Teknik direktör Zlatko Dalic, takımın omurgasını bozmamaya özen gösteriyor. Mateo Kovacic’in orta sahadaki direnci, Josko Gvardiol’un savunmadaki atletizmi ve Dominik Livakovic’in kaledeki güven veren duruşu, Hırvatistan’ı her zaman tehlikeli bir rakip kılıyor. İngiltere ile olan 2018 yarı final rövanşı tadındaki bu grup mücadelesi, grubun liderini belirleyecek en önemli karşılaşma olarak görülüyor.
Gana milli takımı, turnuvaya aylar kala yaşadığı teknik direktör değişikliğiyle spor kamuoyunun gündemine oturdu. Otto Addo’nun görevden alınmasının ardından göreve getirilen tecrübe abidesi Carlos Queiroz, “Kara Yıldızlar”ı (Black Stars) içine düştükleri taktiksel karmaşadan kurtarmaya çalışıyor. Gana, Afrika elemelerinde başarılı olsa da son hazırlık maçlarında alınan ağır mağlubiyetler taraftarlar arasında endişe yaratmış durumda.
Takımın saha içindeki lideri tecrübeli forvet Jordan Ayew olurken, Manchester City’nin genç yeteneği Antoine Semenyo ve Athletic Bilbao’nun golcüsü Inaki Williams, Gana’nın hücum hattındaki en önemli silahları. Thomas Partey’in orta sahadaki tecrübesi, Queiroz’un savunma odaklı oyun planında kilit rol oynayacak. Gana’nın bu zorlu gruptan çıkabilmesi için fiziksel güçlerini taktiksel disiplinle birleştirmeleri şart.
L Grubu’nun en mütevazı takımı olarak görülen Panama, 2018’deki ilk katılımının ardından ikinci kez bu dev sahnede boy gösteriyor. Thomas Christiansen yönetimindeki “Kanal Ülkesi”, CONCACAF elemelerinde gösterdiği dirençli futbolla takdir topladı. Panama’nın hedefi, gruptaki dev rakiplerine karşı sürpriz puanlar toplayarak tarihinin ilk Dünya Kupası puanını veya galibiyetini elde etmek.
L Grubu maçları, kıtanın en modern stadyumlarında oynanacak. Dallas, New Jersey’deki MetLife Stadium ve Toronto’daki BMO Field, bu büyük heyecana ev sahipliği yapacak. Bahis oranlarında İngiltere 1.30 ile grubun mutlak favorisi gösterilirken, Hırvatistan 5.00 oranla takipte. Gana ve Panama ise sürpriz kovalayan ekipler olarak değerlendiriliyor.
“Bu grup sadece bir futbol mücadelesi değil, aynı zamanda nesillerin çarpışmasıdır. Tuchel’in taktiksel dehası ile Modric’in futbol zekası arasındaki savaş, 2026 yazının en unutulmaz anlarını sunacak.”
Dünya Kupası L Grubu maçları, Türkiye’de TRT 1 ve TRT Spor ekranlarından canlı olarak yayınlanacak. Maç saatlerinin ABD ve Kanada saat dilimlerine göre ayarlanması nedeniyle, Türk futbolseverleri uykusuz gecelerin beklediğini söylemek yanlış olmaz. Ancak İngiltere ve Hırvatistan gibi devlerin mücadelesi için bu fedakarlığa değeceği kesin.
Özetle L Grubu, hem hüznün hem de sevincin bir arada yaşanacağı, Luka Modric gibi bir efsanenin milli takım kariyerini noktalayacağı ve İngiltere’nin modern futbol tarihindeki en ciddi sınavlarından birini vereceği bir arena olacak. Futbolun kalbi 2026 yazında Kuzey Amerika’da atarken, L Grubu bu ritmin en güçlü duyulduğu yerlerden biri olmaya aday.
Arsenal’in başındaki Mikel Arteta, 2025-2026 döneminde ortaya koyduğu düzenli performansın ardından Premier Lig’de yılın teknik…
Trabzonspor cephesinde Felipe Augusto için gündeme gelen yüksek bedelli teklif, yaz döneminin en çok konuşulan…
TOFAŞ Basketbol Takımı, 2026-2027 sezonu öncesinde başantrenörlük koltuğunu İtalyan çalıştırıcı Massimo Cancellieri’ye emanet etti. Bursa…
Fenerbahçe camiası, 2026 yılı Haziran ayında yapılması planlanan olağanüstü seçimli genel kurula kilitlenmiş durumda. Bu…
Voleybol dünyasında taşlar yerinden oynuyor ve dev kulüpler yeni sezon yapılanmaları için stratejik adımlarını birer…
Türk voleybolunun yükselen değeri olan A Milli Erkek Voleybol Takımı, 2025 yılındaki tarihi başarıların ardından…